1 Eylül 2014 Pazartesi

anlama yaşa..

Soyunup gölgesinden ışık gibi yaklaştı, 
mucizevi bir kimya, 
ihanet eder gibi doğaya
bir adım bir adımı kovaladı.
bir adım daha.
bütün kötürüm tüylerim kalktı ayağa.
bir adım daha sonra. 
bir türkü ilişmiş dudağı
bir türküyü iliştirdi dudağıma.
dağıldık ve yayıldık etrafa.
kimse bizi toplamadı. 
toplasalardı da sonuç birdi, 
                       -toplamasalar da

bir dağa çıkmış, oksijen çarpmış gibi, 
şaşkınlık ne de çok yakışıyordu bu dünyaya
soyundu gölgesinden yaklaştı bana.
ben şaşkındım, o şaşkın.
anlamaya vakit lazım. dur dedik dünyaya.
anlamı mı olur hiç aşkın?
can çıktı da, sır da çıktı.
anlama yaşa.
dedi birileri. bir olan birilerine

Olay dağılgan ve yayılgan ışıkta değildi.
Maksat gölgelerde, gölgeleri bağlayabilendeydi.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Ask anlatmayan siir

Aşkçekimine tutulan insan umarsizca düşer.
Yörüngesinden çikar, atmosferine girer parcalanir.
Bütünlüğü kalmaz.

Yoruldum sairlerin bunaltici asklarindan.
Tomristen salome dan lenore dan..
Yoruldum enkaz olmaktan.
Hayati yasayamamak,
Duyu organsiz soyut algilara hapsolmaktan..

BEN Gozleri olume kanmış apoletsiz bir general.
SEN közlerde yürümeye alismis yalinayak.
Birak aşkı. Kurtar yakani ondan.

Bir tatli huzurdur aslolan.
Tanidiklik, dalgasiz sahil, dag evi sominesi, benzetilmeye calisilan bulutlardir.
Hesapsizlik. Sadakattan.

Ruhum soğurdu.. umarim gecmisin sana anlatir.
ask öyle duygudur. İnsana En yakismayan

(Senin ic acilarinin toplami asktan buyuk sevgilim.)

8 Temmuz 2014 Salı

1

yeni bir alfabe gerek anlatmaya
yeni notalar lazım söylemeye
yeni bir hayat lazım doyarak yaşamaya

yetersiz kalıyor her şey.
her şey yetersiz kalıyor.
kalıyor her şey yetersiz.

çizgiler çiziyor insanlar,
bir meltem rüzgarının önünde
bir demli çay buharı
yaşlı bir kadının ellerinde
 - hayaller hep yaşlılık üzerine öyle öğrettiler. 
  - geriye gidemez umutlar, tökezler düşer, dediler, 
   - virgül virgülün üstünde, noktalar duraksız... 
    -nerde ? çocukluk, salıncaklar, küçüğe duyulan merhametler..
yaşlı bir kadının ellerinde.
bir demli çay bu'harı söndürür mü?
hangi.?
sevda, özellikle de seninkisi.
bir hayal kurma üzerine
ata sporu bizde..
yıkılmak da, parçalanmak da bir'leşmek de.

yeni bir alfabe gerek anlatmaya
sözcükler toparladım üzerimde
kaçıncı sevda savaşının cephanesine
damıttım, süzdüm. bir kelime etmedi.

yeni notalar lazım söylemeye
ağlayarak söylediğim bütün şarkılar,
dalından koparılmış çiçekler gibi tek tek soldular.
duramayacak kadar bir kitapta ya da defterde.

yeni bir hayat lazım doyarak yaşamaya. 
akrebin, yelkovana,
suyun tuza,
senin bana
kavuşmaların geç oldu.
sonuç belli. hüzünsüz.
an'ların toplamda
1' edecek.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

adımımızı içeri attığımız kapı..

yalnızdın, korkuyordun, kırılmıştın..
ehil kulakların duyduğu çığlıklardı kahkahaların.
baktığın her yerde kapılar vardı,
yumruklarından akan kanla yıkandın
kilitlere lanetler düzerken içinde haykırdın.

derken bir açık kapı belirdi, 
ardında sekizinci rengi gökkuşağının,
a'dan önce z'den sonra geleni elif-ba'nın

bu öyle bir dünyadır ki sevgilim
kapıyı buldum dersen yanılırsın
kapı bulmuştur belki de seni
seni seviyorum dersen duyamazsın
senin benim olduğun dünyada
bir sükut uçurumu vardır, 
aşk ne sendedir zira ne ben de
tek başına kalmamaktır sırrı bu kapının
gözlerin tadına bakmadığında da şehvetin,
kulakların görmediğinde de o notasını en ahenkli müziğin
poe şiirindeki gibi bir daha asla!
yalnız kalmamaktır. 







(bu şiir uzaktayken de yanımda olduğunun farkında olduğumda kendini yazdırmıştır)

6 Temmuz 2014 Pazar

seninle olmak aslında bir küçük intihar

gözlerim yanmış bir kulenin tepesinde
bu şehre bakıyor maksatlı
intihar edecek görkemli, çok belli.
gözlerine iliştiğinde.

kapanacak gözlerim seni gördüğünde.
varlığın tenimde bir uyku hali.
ben sustum içim bağırdı.
çünkü;
BU BİR RÜYA OLMALI.

4 Temmuz 2014 Cuma

Mucizelere inanan küçük kız çocuğuna..

Asfalt gibidir bazı insanlar,
İşleve yönelik, bir alet, bir eşya
ne uzay gemisidir öyleleri bir çocuğun hayalinde,
ne metafordur şairin dillerinde.

İnançları yoktur o insanların mucizelere
güzel sözlere, vecizelere,
İnanmazlar sevgililerin su üstünde yürüdükleri,
ateşte yüzdükleri bir düzene.

gözlükleri vardır, maddelerden, fikirlerden,
küçücük kağıt dikdörtgenlerden..
Sıkıcı gri bir memur kenti işler içlerinde.

Bu şehirden kaçma ihtimalin,
kağıtları yakma güdün,
Sıkıcılığın farkında olan küçük kız çocuğunun
inanan ve kurtulmaya çalışan o yanıyla baktığında bana..
Mucizelere inandığında
Beni kendine aşık ediyorsun.  


(yarın siktiriboktan bir düzenin siktiriboktan sınavında siktiriboktan 2 saat geçireceğin için bütün dünya adına senden özür diliyorum ve başarılar diliyorum. Allah zihin açıklığı versin.)

2 Temmuz 2014 Çarşamba

elimi omzundan cektigimde bunu yazdim baslikli siir

Su en ucuz küfürün bile pahalı kaçtığı hayatin
Cafcafli kof debdebesinde
Bir huzur limani sağliyorsun.

Benim alismamis gözlerimde
Acı, kamaşma ve tanımamazlığın
Karşı konulamazlığı
İçimde ise yakin zaman sonranin aydınlığı.

( saat 5 43. Bir kol atimlik mesafede misil misil uyuyorsun. )

1 Temmuz 2014 Salı

Bulundun...


Zaman yüzümüzde ufalanan kum taneleri gibi..
Nereden düştüğü belirsiz.
Yaş'amanın, kuru gürültüsünde

Aşkı aramak
Bir kum denizinde güneş ile boğulmak
Çoğu zaman Boş'una Dolan,
Bir hezeyan.

Gür'ültünün seyrek -  bıraktığı yalnızlıklarda
Bir depresyonda belirtisi gibi titrek
Bilinmeyen bir takım ada
Parmaklarımızın ucunda kırık bir kürek
O adaya aşk sandalıyla kaçabilme hülyasında. 
Şimdi Bak'ıyorum Körlemesine
Ellerimde bilinmeyen bir tanıdıklık hissi
Parmaklarım kaçıyor parmaklarına,
Saçlarım kaçıyor saçlarına
Nefesim, nefesi,
Hangisi Hangisi.?

Geldin..


Ben vardım bir ev genişliğinde...
aort kapakçıklarımda kan kalp bir oda
Bir akşam güneşi loşluğunda,
 yıkıntıların ardından batarken hangi gecede
 işte öyle bir gecede çağrılmamışlık giysileriyle..
Beklenmediklerin kokusunda..
Meşk ile..
Ummazken, gömüldükleri mezarda
ters dönen duygulara bine bine..
Geldin..